Örgü örmek eskiden hep daha çok annelerin, anneannelerin yaptığı bir şey gibi görünürdü. Küçükken televizyon izlerken bir yandan örgü ören birini görmek çok normaldi ama bizim yapacağımız bir şey gibi düşünmezdik. Son zamanlarda ise örgü örmenin sadece bir hobi değil, zihne gerçekten iyi gelen bir uğraş olduğunu fark etmeye başladım.
Örgü örerken zaman biraz yavaşlıyor gibi geliyor bana. Gün içinde sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz, telefona bakıyoruz, bir şeyler düşünüyoruz. Ama örgü örerken sadece ilmeklere odaklanıyorsun. Sayıyorsun, çeviriyorsun, tekrar sayıyorsun. Bir süre sonra kafandaki düşünceler azalıyor ve daha sakin hissediyorsun.
Biraz araştırınca örgü örmenin Alzheimer ve demans gibi hastalıklarla ilgili de konuşulduğunu gördüm. Bunun sebebi aslında çok basit. Örgü örerken beyin sürekli aktif kalıyor. İlmek saymak, modeli takip etmek, hata yapınca geri dönmek, yeniden yapmak… Bunların hepsi hafızayı, dikkati ve odaklanmayı çalıştırıyor. Yani örgü örmek aslında beyin için küçük bir egzersiz gibi.-
Ama bence örgü örmenin en güzel tarafı sadece beyni çalıştırması değil, insanı sakinleştirmesi. Aynı hareketi tekrar tekrar yapmak biraz meditasyon gibi bir etki yaratıyor. İnsan daha az stresli hissediyor, biraz yavaşlıyor ve o an sadece yaptığı işe odaklanıyor. Özellikle yoğun ve hızlı geçen günlerde böyle yavaş bir şey yapmak insana gerçekten iyi geliyor.
Bir de örgü örmenin üretmekle ilgili güzel bir tarafı var. Gün içinde birçok şey yapıyoruz ama çoğunun sonunda elimizde somut bir şey olmuyor. Ama örgü öyle değil. Bir süre sonra elinde bir atkı oluyor, bir bere oluyor ya da küçük bir parça bile olsa ortaya bir şey çıkıyor. Bu da insana garip bir şekilde mutlu hissettiriyor.
Belki de örgü örmek bu yüzden tekrar popüler oldu. Çünkü artık herkes biraz yavaşlamak, biraz kafasını dinlemek ve biraz da kendine vakit ayırmak istiyor. Bazen gerçekten insanın ihtiyacı olan şey sadece oturup sessizce ilmek ilmek bir şeyler örmek.
