Karaköy’ün limana açılan rüzgârını içine çeken Istanbul Modern’in geniş salonunda, Chiharu Shiota’nın kırmızı ipliklerden ördüğü dünya, insanın içindeki en sessiz alanlara dokunuyor. “Dünyalar Arasında” adlı sergi yalnızca mekânı sarmakla kalmıyor; içine adım attığınız anda sizi de bambaşka duygularla sarmalıyor.
Shiota’nın Japonya’dan Almanya’ya uzanan kişisel yolculuğu ile İstanbul’un coğrafi ve kültürel aradalığı birleşince, eser izleyiciyi de kendi “arada olma” hâlinin içine davet ediyor. Ne tam orada ne tam burada… Tam da bu eşik duygusunda nefes alan bir atmosfer kuruluyor.
Kırmızı ipliklerin arasında beliren bavullar ise bu aradalığın sessiz tanıkları gibi. Shiota için her bir bavul bir insanı temsil ediyor. Kimisi açık, kimisi kapalı; kimisi görünür, kimisi ipliklerin arasında kaybolmuş… Tıpkı zihnimizde sakladığımız bavullar gibi. Bazılarını hiç açmayız, bazılarını ise istemeden de olsa ömrümüz boyunca yanımızda taşırız.
Orada dolaşırken en çok dikkatimi çekenler kapalı bavullardı; köşelere saklanmış, sessizce duran o kapalı bavullar. Belki de açmak gerekir o bavulları. İçlerinde ne olduğunu görmek, saklananla yüzleşmek… Çünkü çoğu zaman taşıdığımız yüklerin ağırlığı, onları hiç açmadığımız için büyür. Oysa belki de sandığımız kadar ağır değildirler.
