Küçükken birine kötü bir şey söylendiğinde “çelik ayna” derdik. Yani ne söylersen sana geri dönerdi.
Galiba büyüyünce bu oyunu kendimize oynamayı unutuyoruz. Daha bir önceki yazıda, henüz yeni yetişkinler olduğumuzu kabul etmeye çalıştık.
Her şeyi bilmek zorunda olmadığımızı, her şeyi doğru yapmak zorunda olmadığımızı… en azından teoride söyledik.
Ama şimdi fark ediyorum ki, kabul etmekle gerçekten öyle davranmak arasında baya bir fark var.
Çünkü iş uygulamaya gelince ben hâlâ kendimden sanki yıllardır bu işi yapıyormuşum gibi davranmasını bekliyorum.
Hata yaptığımda sinirleniyorum (deliriyorum), yetişemediğimde kendime yükleniyorum, bazen de sadece yorulduğum için bile kendimi suçluyorum.
Oysa biri bana gelip aynı şeyleri anlatsa, ona asla bu kadar sert davranmam.
Hatta büyük ihtimalle “bu çok normal, doğal” derim.
İşte tam burada fark ettiğim şey şu oldu:
Ben başkalarına gösterdiğim anlayışı kendime göstermiyorum.
Psikolojide bunun bir karşılığı var: self-compassion, yani kendine karşı şefkatli olmak.
Aslında kulağa büyük bir şey gibi gelse de söylediği şey çok basit:
Kendine, zorlanan birine davrandığın gibi davran.
Yani her şeyi çözmek zorunda değilsin.
Her zaman güçlü olmak zorunda değilsin.
Her şeyi doğru yapmak zorunda da değilsin.
Ve en önemlisi, her şeyi hemen öğrenmek zorunda hiç değilsin.
Belki de iç huzur dediğimiz şey; her şeyi kontrol edebilmekten ya da kusursuz yapabilmekten değil, kendimize biraz daha yumuşak davranabildiğimiz anlardan geliyor.
Çünkü bazen gelişmek;
daha fazlasını yapmak değil,
kendine biraz daha az yüklenmekle başlıyor.
Cemre Erel
30-04-2026
YORUM YAZIN
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
19-05-2026
Pit Stop Neden Bu Kadar Önemli?...
Sıradaki konumuz pit stop! Yarış izlerken birkaç saniye sürüyor gibi duruyor ama aslında o birkaç saniye için...
20-05-2026
Burçların İkonik Parfümleri: İmza Kokunuz Gökyüzünde Gizli...
Selamlar sevgili okuyucularım, bugün sizlerle elementlerin o büyüleyici koku dünyasına ve burçların imza...
26-03-2026
Hannah Montana: Çocukluğundan Kalan O Tanıdık His...
Çocukken hayallerini süsleyen bir karakterin, 20 yıl sonra tam da gerçekliğin ve büyümenin getirdiği...
