Kafam hiç susmuyor. Ama böyle normal düşünmek değil… Aynı şeyi tekrar tekrar düşünmek. Olay bitiyor ama benim kafamda devam ediyor.
Mesela çok küçük şeyleri bile büyütebiliyorum. Arkadaşım mesajıma biraz geç cevap veriyor, direkt “acaba bir şey mi oldu” diye düşünüyorum. Biri biraz mesafeli davranıyor, “ben mi bir şey yaptım” diye kafama takıyorum. Hatta bazen biri vedalaşırken “görüşürüz” demese bile bunu bile düşünüyorum. Aslında çok basit şeyler ama ben basit bırakmıyorum.
Bir süre sonra bunun beni gerçekten yorduğunu fark ettim. Sürekli düşünmek, aynı şeyi kafada çevirip durmak insanın enerjisini düşürüyor. Gün içinde hiçbir şey yapmamış olsam bile zihinsel olarak yorulmuş hissediyorum. Sanki beynim hiç dinlenmiyor gibi.
En garip tarafı şu. Ortada büyük bir problem yokken bile sadece düşündüğüm için kendimi kötü hissedebiliyorum. İçten içe bir huzursuzluk oluyor ama sebebi çok net değil. Bence bunun nedeni çoğu zaman fazla düşünmek.
Sonra kendime şunu sormaya başladım. Her şeyi bu kadar analiz etmek gerçekten gerekli mi? Her davranışın altında bir anlam aramak, her cümleyi çözmeye çalışmak… Bunlar beni rahatlatmıyor, aksine daha çok yoruyor.
Belki de bazı şeyleri olduğu gibi bırakmak gerekiyor. Herkesin ne düşündüğünü anlamak zorunda değilim. Her şeyi çözmek zorunda da değilim. Bazen insanlar sadece geç cevap verir. Bazen sadece dalgındır.
O yüzden son zamanlarda kendime şunu hatırlatmaya çalışıyorum. Biraz daha rahat olmak. Biraz daha bırakmak.
Çünkü bazen gerçekten çok da anlam aramamak lazım.
