Tutturmuşuz haftalardır “iç huzur” diye.
Nasıl ulaşırız, ne yapmalıyız, neyden kaçınmalıyız, formülü nedir, neler önemli neler önemsiz… Hepsini ayıklamaya çalışıyoruz.
Ama bence bu koşturmacada bir şeyi atlıyoruz:
Benimle birlikte bu blogları okuyan sizler de dahil olmak üzere, hepimiz henüz birkaç yıllık yetişkinleriz.
Olayın dışındayken hakem kesilmek, akıl vermek ya da metaforlarla ikna etmeye çalışmak… uygulamaktan çok daha kolay.
Şahsen ben, henüz 1 yaşında bir yetişkin olarak, “amaaan ya bırak, ne yaparlarsa yapsınlar” bakış açısını her zaman uygulayamıyorum.
Hatta bazen tam tersi oluyor: çözümünü bildiğin bir durumda bile uygulayamamak insanı daha da delirtiyor.
Madem bunca haftadır birlikteyiz, bazı şeylere açıklık getireyim:
Hayır, ben her zaman olaylar benimle alakalı değilse boş veremiyorum.
Hayır, ben her şeyi “amaaaaan” diyerek çözemiyorum.
Hayır, “aranan formül bulundu” desem de her zaman uygulayamıyorum.
Ve hayır, ben her zaman kendi iç huzurumu koruyamıyorum.
Evet, ben 21 yaşındayım.
Kağıt üstünde 18’den sonra reşit sayılıyoruz ama ben daha yeni tüp söylemeyi öğrendim.
Ve aslında bunu biliyoruz: bu yetişkinlik meselesi biraz fazla büyütülüyor.
Çünkü yaşınla birlikte sorumluluklar, sorumluluklarla birlikte beklentiler, beklentilerle birlikte de baskılar artıyor.
Ve baskının huzura pek iyi gelmediğini hepimiz deneyimleyerek öğreniyoruz.
Yani demeye çalıştığım şey şu:
Özellikle 20’lerindeysen, reşit olmak seni bir anda gelişmiş “ultra pro max” bir yetişkin yapmıyor.
Bu yolda beni en çok yoran şeylerden biri de, ihtiyacım olmayan bir şekilde kendi üzerime gitmemdi.
Hırslı olmak, hedef sahibi olmak… evet, bunlar güzel şeyler. Ama dozunda.
Fark ettim ki ben, sırf her sene pasta üstündeki mumlar artıyor diye yüklerimi de artırıyormuşum.
Ama bunun, kendime baskı yapmaktan başka bir faydası yokmuş.
Teknik olarak hayatımı 60 yaşından hesaplasam… henüz daha üçte birindeyim.
Yani hata yapmak da, beklentileri tam karşılayamamak da, başarısız olmak da benim en doğal hakkım.
Belki de sorun şu:
Biz kendimize gereğinden biraz daha sert davranıyoruz.
Oysa gerçek şu ki…
Ben sadece henüz 1 yaşında bir yetişkinim.
Cemre Erel
30-04-2026
YORUM YAZIN
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
05-04-2024
2024 Yılı Yazının Vahşi Tutkusu: '' Leopar Deseni''...
2024 Yılı Yazının Vahşi Tutkusu: '' Leopar Deseni'' Bu yaz benim yazım diyerek yazıma başlamak istiyorum!...
21-05-2026
Başka Bir Hayat Yaşasak Daha Mutlu Olur Muyduk?...
Bazen insan durup hiçbir şey olmamasına rağmen hayatını tamamen değiştirmek istiyor. Yeni bir şehir, yeni bir...
23-05-2024
Moda Neden Yeni Fikirlere Sahip Olmakta Zorlanıyor?...
Moda dünyasında yeni fikirlerin ortaya çıkmakta zorlanmasının arkasında birçok sebep var. Bence bu durumun...
