Genel olarak kendimde sevdiğim özelliklerden biri şu: bir şeyin değeri benim gözümde sabit değil, yaşadığım ana göre değişebiliyor.
Mesela vizeye girmeden önce her şey aşırı önemli. “Öğrencinin işi zaten ders çalışmak”, “GNO çok önemli”, “bu dersin kredisi çok etkili” gibi düşüncelerle iki elimle her şeyi sıkı sıkı tutuyorum. Kontrol etmem gerekiyor, kaçırmamam gerekiyor, her şey çok kritik.
Ama sonra hayat bana klasik “hayaller ve hayatlar” oyununu oynayınca… işler değişiyor.
Sınavdan çıktıktan sonra o aşırı önemli dediğim şey bir anda “o kadar da önemli değilmiş” seviyesine düşüyor. Hatta kafamda o klasik mantık oluşuyor: “Vizeler bu kadar önemli olsaydı finaller olmazdı.”
Daha kısa bir deyişle: kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş.
İşin ilginç tarafı şu ki, bu aslında tamamen insani bir şey. Beynin seni korumaya çalışıyor. Çünkü psikolojide bu durum bir coping mechanism yani başa çıkma mekanizması olarak geçiyor. Daha spesifik olarak ise cognitive reappraisal dediğimiz şey: yaşadığın bir durumu yeniden yorumlayarak, onun üzerindeki duygusal etkisini azaltmak.
Yani aslında beynin sana şunu diyor:
“Tamam, bu istediğin gibi gitmedi ama bunu dünyanın sonu olarak görmek zorunda değilsin.”
Ve dürüst olmak gerekirse… bu bakış açısı olmasa belki de o sınav stresinden çıkmak çok daha zor olurdu.
Belki de her şeyi kontrol etmeye çalışmak yerine, bazı şeylerin değerini yeniden tanımlamak da bir çeşit “bırakmak”. Çünkü bu sefer olanı değiştirmiyorsun ama onun sende yarattığı etkiyi değiştiriyorsun.
Ve bazen gerçekten ihtiyacımız olan şey tam olarak bu:
her şeyi değil… sadece bakış açımızı değiştirmek.
Cemre Erel
16-04-2026
YORUM YAZIN
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
03-05-2024
Geleceğin Teknolojileriyle Dolu: '3 Cisim Problemi'...
Bu yazıda sizlere, bilimkurgu dünyasının son dönemde dikkat çeken yapımlarından biri olan "3 Cisim Problemi"...
29-04-2025
Boks: Spor mu, Şiddetin Meşrulaştırılması mı?...
Birçok kişi bu yazıdaki görüşlerime katılmayabilir. Ancak ben, spor kavramını tartışırken dürüst olmak...
04-06-2026
Ağlamıyorum Sadece Basıncım Yüksek...
Bir film izliyoruz, eski bir tanıdığımızı veya onunla ilgili bir şeyi görüyoruz, birini özlüyoruz, bir şeye...
