Bir çiçek olsaydın ne olurdun ? Her çiçeğin farklı bir güzelliği, rengi olduğu gibi aynı zamanda da farklı bir anlamı var. İnsanlar sevdikleri insanlara aldıkları çiçeklerde genelde anlama dikkat etmeyip daha çok estetik kaygılarla seçim yapıyorlarsa da biri bize en sevdiğin çiçek ne denildiğinde anlamını ve nedenini söyleyebilmeliyiz çünkü biz sevdiğimiz her şeyin müzesiyiz.
Lale genellikle aşkın ve zarafetin çiçeği olarak bilinir.Aşk çiçeği olmasının nedeni eski bir hikaye olan Ferhat ve Şirin’e dayanır. Ferhat aşkına kavuşamayınca çöllerde dolaşmaya başlar ve geçtiği her yerden kan kırmızı laleler filizlenmeye başlar.Ferhat ve Şirin’in hikayesinden dolayı kırmızı lale tutkulu ve derin aşkın sembolü olarak bilinir.Sarı laleler dostluk, beyaz laleler yeni başlangıçları, pembe laleler zarafeti ve mor lalelerin de hayranlığı temsil ettiği söylenir. Ayrıca bir dönem Osmanlı’daki zarafetli döneme de “Lale Devri” adı verilmiştir.
Doğuşuna Antik Yunan’daki aşk tanrıçası Afrodit’in gözyaşlarının sebep olduğu düşünülen güller ise aşk ve güzelliğin evrensel sembolüdür.Farklı gül renkleri tıpkı laleler gibi farklı anlamlara gelmektedir.
Papatyalar ise daha çok doğal güzelliği ve masumiyeti simgeler bunda beyaz olmasının etkisi de büyüktür. Doğallığın ve iyi dileklerin ifadesi olarak gül ve lalelerin aksine daha arkadaşça bir anlam taşır ama yaprakları tek tek kopartılıp seviyor mu sevmiyor mu diye sorulan papatyaların da aşkla yine bir alakası vardır.
Şakayıklar ise büyüleyici güzellikleri ile romantizmi ve mutluluğu simgeler. Bakımı en zor çiçeklerden biri olan orkideler ise sevgi ve tutkunun en önemli sembollerinden biridir. Daha bir çok çiçek türü olsa da farklı anlamlara gelse de hepsi bir şekilde sevgiye temas ediyor bu yüzden sevdiğimiz insanlara aldığımız çiçekler ne olursa olsun onu mutlu etmek için alınıyor ve verdiğimiz değeri gösteriyor.
