Son zamanlarda özellikle TikTok, Instagram Reels ve Spotify yüzünden insanların zevkleri birbirine çok benzemeye başladı gibi hissediyorum. Aynı diziler konuşuluyor, aynı şarkılar dinleniyor, aynı mekanlara gidiliyor. Hatta bazen bir trend çıktıktan sonra herkesin birkaç gün içinde aynı şeyi yapmaya başladığını görmek mümkün oluyor.
Bence bunun en ilginç tarafı, çoğu şeyin artık algoritma sayesinde önümüze çıkması. Yani bir şarkıyı arkadaşımız önerdiği için değil, uygulama karşımıza çıkardığı için dinliyoruz. Sonra o şarkı bir anda herkesin favorisi oluyor. Aynı şekilde bir kafe, bir kombin ya da bir ürün de birkaç viral videodan sonra aşırı popülerleşebiliyor.
Bunun iyi tarafı, insanların ortak şeyler konuşabilmesi olabilir. Çünkü herkes aynı içerikleri görünce aynı konular hakkında yorum yapabiliyor. Ama bazen herkesin birbirine benzemeye başladığını da düşünüyorum. Özellikle sosyal medyada aynı filtreler, aynı pozlar ve aynı müzikler sürekli tekrar ediyor.
Bazen gerçekten sevdiğimiz şeyleri mi seçiyoruz yoksa sürekli gördüğümüz için mi seviyoruz, bunu ayırt etmek zorlaşıyor. Çünkü algoritma bir şeyi ne kadar çok gösterirse ona alışıyoruz. Bir süre sonra zaten popüler olan şey “iyi” kabul edilmeye başlanıyor.
Günlük hayatta bunu görmek aslında çok kolay. Bir kafeye girdiğimde insanların benzer tarzlarda giyindiğini, aynı açılarla fotoğraf çektiğini ya da aynı şarkıları dinlediğini fark ediyorum. Trendlerin bu kadar hızlı yayılması yüzünden internet kültürüyle kişisel zevkler birbirine karışmaya başladı gibi.
Yine de bu durum tamamen kötü hissettirmiyor. Çünkü insanlar sosyal medyayı sadece içerik tüketmek için değil, biraz da ait hissetmek için kullanıyor. Aynı şeyleri izlemek, aynı şarkıları dinlemek bazen ortak bir dil oluşturuyor. Galiba şu an internet kültürünün en belirgin taraflarından biri de bu: Hepimiz farklı insanlar olsak bile giderek daha benzer şeylerden hoşlanıyoruz gibi duruyor.
